İhracat

0
410

Türkiye’nin sürdürülebilir ihracat artışını
sağlayabilmesi ve küresel rekabet ortamında önemli
bir oyuncu

olabilmesi için üretim
kaynaklarını etkin bir biçimde kullanmak

zorundadır.

Bu bağlamda, Türkiye’nin

-ihracatının ithalata bağımlılığını azaltmayı,

-ihracata ilişkin üretim süreçlerinde rekabet gücüne sekte vuran maliyet kaynaklı sorunların giderilmesini ve

-katma değeri yüksek ürünlerin üretimine geçiş için ar-ge, yenileşme, bilişim altyapısının güçlendirilmesi, KOBİ’lerin desteklenmesi, makroekonomik politikalarda ihracatın yeri ve var olan yetişmiş insan gücü potansiyelinin geliştirilmesi gerekmektedir.

-Türkiye’de faaliyet gösteren işletmelerin %98’ini KOBİ’ler oluşturmasıdır. KOBİ’ler ülke genelinde %77 istihdam yaratarak GSMH’dan %38’lik bir pay almaktadırlar.

-Fakat KOBİ’ler yalnızca %28’lik bir katma değer yaratarak toplam ihracat pastasından yaklaşık % 8-10 civarında pay elde edebilmektedir. Bu veriler bizlere KOBİ’lerin küresel rekabette verimsiz olarak işletildiğini göstermektedir.

-Türkiye’nin sürdürülebilir ihracat artışını sağlayacak yapıya ulaşabilmesi için, ilgili kurum ve kuruluşların KOBİ’lerin rekabet edebilme koşullarını iyileştirme çabalarını yoğunlaştırması kaçınılmazdır.

Türkiye’de KOBİ’lerin sahiplik
yapısı genellikle aile işletmesi tarzındadır. Bu aile işletmeleri, henüz
kurumsallaşamamış bilgi ve deneyim noksanlığı
sebebiyle uluslararası pazarlara
girememişlerdir. Genellikle sermaye yetersizliğinden dolayı ar-ge
çalışmalarına yeterli kaynak ayıramamışlar
,
dolayısıyla da teknolojilerini yenileyememişlerdir.

Dış ticaret, deneyimsiz işletmeler
açısından, karmaşık ihracat işlemleri ve ihracatın gerektirdiği kalite
standartları ve bu işlemleri yapabilmesi için yeterli finansman bulma gibi
konular aşılması zor engellerdir. Bahsedilen bu nedenlerden dolayı
gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde KOBİ’lerin dış pazarlara açılma ve
başarılı olma şansı büyük çaplı işletmelere göre çok daha zordur.

Dış ticaret işlemleri, ülke içi ticaret işlemlerine göre çok karmaşık, daha masraflı ve çok dikkat isteyen işlemlerdir. Dış ticaret ilişkisinde tarafların hak ve yükümlükleri açısından hukuki (mevzuat), yabancı para kullanılması yönünden kambiyo işlemleri, taşıma faaliyetleri yönünden nakliye ve sigorta, şirket ve ülke ekonomisine etkilerinin tespiti açısından muhasebe ve finans, tüm bu işlemler sırasında düzenlenen sözleşme ve prosedürler açısından belgeler önem arz etmektedir.

İhracatçı, ihracat süreci içinde sözleşme aşamasından başlayarak,

– alıcının borçlandığı tutarı gösteren faturanın,

– akreditif mektubunun,

– kambiyo senedinin hazırlanması,

– malların nakliyesi esnasında malın yüklendiğini kanıtlayan konşimento,

– sigorta edildiğini gösteren sigorta belgesi,

– malın siparişe uygun olduğunu kanıtlayan koli listesi ve çeki listesinin hazırlanması,

– Mevzuat açısından gümrük beyannamesinin usulüne uygun şekilde doldurulması,

– alıcının ülkesinde geçerli ithalat rejimi açısından gerekli olan menşe şahadetnamesi,

A.TR, EUR.1 dolaşım belgesi ve konsolosluk faturasının alınması gibi malların alıcıya teslimine kadar pek çok belgenin tam ve eksiksiz doldurulması ve onaylatılması işlerini yapacak kişi veya kişilerin istihdamı, işlerin planlanması, yürütülmesi ve kontrolünü belli bir sisteme bağlamak zorundadır. Aksi takdirde işlemlerde aksamalar oluşmakta ve umulmayan derecede büyük zararlara yol açabilmektedir.

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here